24 Haziran 2015 Çarşamba

Fırtına Büyücüsü- Jim Butcher


Herkese merhaba. :) Tatilin başlaması ile sadece kitaplara yöneleceğimi düşünmüştüm ama öyle olmadı. Sıcaklarında etkisiyle bir uyuşukluk var sürekli üzerimde. O yüzden sürekli uyuyorum ve kitaplara zaman ayıramıyorum. Ancak Dresden Dosyaları serisi ile bu kötü durumdan kurtuldum. Aslında Fırtına Büyücüsü'nden önce Stephen King-Diriliş'i okudum ve kitabı yorumladım. Ancak nedenini çözemediğim bir şekilde kaydettiğim yazıyı sildim. Tekrar yorumlamaya da üşenince öylece kaldı. Birazcık değinmek gerekirse kitabı beğendim ben. Kitabın başları inanılmaz ilgi çekici ancak ortalara doğru biraz tempo düşüyor. Tabi kahramanın büyümesi bunda etkin rol oynasa da herhangi bir olayın olmaması asıl neden. Neyse Diriliş'ten bahsettiğim yeter. King'in son dönemlerde çıkan kitapları hakkında olumlu düşünüyorsanız okuyabilirsiniz.

Gelelim asıl kitabımıza. Daha önce bu tür bir kitabı okumadım. Büyü yönünden Harry Potter aklınıza gelebilir ama konu olarak çok farklı. Aslında polisiye diyebiliriz kitap için ama tam öyle değil işte.
Büyücümüz olan Harry Dresden paranormal olayları soruşturur, kayıp eşyaları bulur. Bazende polisin çözemeyeceği olaylara el atar. Bu aralarda kendisine çok az iş geldiği için bazı zorluklar çeker. Şans bu ya tam o zamanlar kendisine iki iş gelir. Birincisinde polis çifte bir cinayette Harry'den yardım ister ikincisinde ise kocası arayan bir kadın Harry'e başvurur.

Bu seriye başlamadan önce bu kadar seveceğimi tahmin etmemiştim. Çerezlik bir seri olarak düşündüm ama cidden öyle değil, çok sağlam bir seri. Dili çok akıcı ve eğlenceli. Marslı'dan sonra ilk defa bir kitapta bu kadar eğlendim. Kitap 367 sayfa, bir günde çok rahat bitirebilir.

Aslında Zaman Çarkı bitmeden başka bir seriye başlamayı düşünmüyordum. Ancak kuzenimde Zaman Çarkı'na başladı ve bende onun bana yetişmesini bekleyeceğim. Ama belli olmaz birden kafama eser ve devam edebilirim, şuanlık öyle bir planım olmasa da.

Neyse seriye devam edelim. Ben seriye başlamadan önce eski zamanlarda geçtiğini sanmıştım ama 2000'li yılların başlarında geçtiğini öğrendim. Başlarda alışmakta biraz zorlandım çünkü kendimi eski zamanlarda geçecek diye o kadar şartlamıştımki biranda hayal kırıklığına uğradım. Alışmam çok uzun sürmedi ama.  Hatta iyi ki bu zamanlarda geçmiş dedim.

Kitabı çerezlik olarak gördüğümü söylemiştim başlarda. Bu düşüncem kitabı okurken de devam etti Bunun nedeni de başlarda hemen evrenin içine giremeyişimdi. Kitabın devamını bilmiyorum ve kafamda saçma sapan tahminler yapıyordum. Bu tahminlere göre de kitabı zayıf olarak görüyordum. Ancak yazar olayı o kadar güzel bağladı ve çözdü ki hayran kalmamak çok zor.

Şuan seriye devam eder miyim bilmiyorum. Anladığım kadarıyla her kitapta farklı olaylar anlatılıyor. Böyle olunca da ara vermenin bir sorun yaratacağını düşünmüyorum.
Bu  kitap hakkındaki yorumum bu kadar. Okuduğunuz için hepinize teşekkür ederim. Bol okumalar. :)

1 yorum:

  1. bloğumda ödüllü blog keşif etkinliği ve bir de çekiliş var beklerim :)

    YanıtlaSil